Paris’in tarihi sokakları, birçok sırrı barındırır; ama bazıları, kâh eski ruhları kâh canlıları etkiler. Şehrin en yetenekli dedektiflerinden biri olan Antoine Cerda, bir sabah tam da bu sırların peşine düşerken, kendi geçmişinin gölgeleriyle yüzleşmek zorunda kalır. On yıl boyunca, Fransa’nın en prestijli birimlerinden birinde görev yapmışken, iradesine karşı gelen bir disiplin cezasıyla Suçla Mücadele Tugayı’na gönderilir. Bu yaşananlar, onun için yalnızca bir sürgün değil, aynı zamanda eski dostlarına, özellikle de karizmatik lider Sami Belkaïm’e sırtını dönmek demektir. Ama olaylar birbirini takip eder; eski meslektaşlarından ikisi birbiri ardına hayatlarını kaybeder. Cerda, kayıplarının etkisiyle derin bir öfke hisseder ve adaleti sağlamak için kendi yolunu çizmeye karar verir. Kendi soruşturmasını yürütme cesareti gösterirken, Paris Emniyet Teşkilatı içinde büyük bir komployu ortaya çıkarmayı başarır. Ancak, bu tehlikeli keşif, ona yalnızca ölüm gibi bir risk değil; aynı zamanda hayatını tehlikeye atacak bir av süreci başlatır. Geri dönüşü olmayan bir yola girmiştir.